yandex

Ulvi Sözlük

ulvi-sozluk-logo
 
 

Ulvi Vaka: Kemiren yemek

ulvi gıda: kemiren yemek

  

Ulvi Gıda: Abimin içini kemiren yemek.

Bir sabah abim yine iş aramak için evden çıkmak üzereydi. Ceketini giydirip "Abi nerdeyse 1 yıl geçti, her sabah iş bulmak için çıkıyorsun ama ümitsiz bir şekilde eve geri dönüyorsun" dedim. Abim "Bu sefer kesin bir iş bulucam, sen akşam yemeği için hazırlığını yap, bu akşam ki büyük müjdeli haberi bekle" dedi. Evde yiyecek birşey yoktu ki, 2-3 lira parası varsa bari vermesini istedim. Fakat umarsızca "Sen birşeyler bulursun, akşama sana müjdem var" deyip çıktı gitti.
Son 3 ay, sürekli yumurtalı ekmek yapıyor onu yiyorduk. Artık yüzümüz yumurta sarısına dönüşünce yapmama kararı almıştım. Tabi, abim durumdan memnundu. Her akşam, aynı menüyü aynı iştahla yiyordu. Lakin bu sefer durum farklıydı, evde yumurta da yoktu, yılbaşı hindisi gibi kara kara düşünmeye başladım. Karnıma ağrılar girdi, tuvalete girip klozete oturdum, bir yandan rahatlamaya çalışırken diğer yandan da akşama ne pişirebilirim diye düşünüyordum. Tuvaletimizin kapısı olmadığından, karşı odanın duvarına bakıyordum. Aniden ne göreyim ? Duvarın altından fişek gibi kaçan birşey. Bu ... bu, bir .. bu, bir fare'ydi. Evet !. Gözümden akan, sevinç gözyaşıydı. Hemen bir rahatlık geldi, tuvaletimi yaptım. Tuvalet kağıdı kullanmadığımızdan dolayı, kıçımı boş sayısal loto kuponlarına silip çıktım. (Bayilerde bedava, isteyen alsın.) Ellerimi toprağa sürüp fareyi gördüğüm duvarın dibinde bekledim. Hayvanın içine doğmuş olacak ki akşama kadar yerinden kıpırdamadı. Hava kararmaya yakın, bir kıkırdama sesinden, farenin nerde olduğunu anladım ve ele geçirdim.
Bir süre sonra kapı çaldı, abim geldi. Kapıyı açınca şoka uğradım. Abimi deliler gibi dövmüşler. Yüzü gözü morarmış ve halsizdi. Kolundan tutarak içeri aldım ve "Sabah müjdeli haber dediğin bu muydu?" diye sordum. Konuşamıyordu bile. Biraz dinlendikten sonra yemek masasına geçtik. Masanın ortasına, yemek kazanını koydum ve iki kaşık çıkardım. Kaşıkları kazana daldırıp daldırıp yemeye başladık. Abim bu sulu yemek adı altındaki kazana her kaşık daldırdığında, kazanın içinden "kıkır-kıkır" ses geliyordu. Belli ki fare içinde canı için mücadele ediyordu. Abim bir kaşık daha daldırdığında, bir an fare kazandan başını çıkardı ve abimin yüzüne doğru baktı. Kazandan çıkmaya çalıştı ama başaramadı, tekrar kazana düştü. Utancımızdan görmemiş gibi yaptık,hemen havadan sudan birşeyler bahsedip, böyle bir şey yaşanmamış gibi davrandım. Tekrar kazanın içinden kıkır-kıkır sesler duyuldu, ben bozuntuya vermedim. Abim, kaşığını masaya bıraktı ve "ben doydum" deyip masadan kalktı. "Afiyet olsun" dedim. Kazanı mutfağa kaldırdım ve içindeki fareyi serbest bıraktım. Hayatımız survivor dan farksızdı resmen.
07 Mayıs, 2019
ulvivakaf3213.06.2018ulvi.jpg   ulvivaka
  Moderatör








FaceBook hesabınızla yorum yazabilirsiniz.
Lütfen Burayı Tıklayın


Disqus hesabınızla yorum yazabilirsiniz.
Lütfen Burayı Tıklayın