yandex

Ulvi Sözlük

ulvi-sozluk-logo
 
 

Ulvi Vaka: Geri Dönüşümlü Yemek

 

Ulvi Gıda:Abimin Geri Dönüşümlü Yemeği.

Bugün, doğanın geri dönüşümlü sirkülizasyonuyla, geri dönüşümlü yemeğimizi hazırlayacaktım. Tek derdim, abim doyacak mıydı? Sabahtı, erkendi. Abim yine iş aramaya evden çıkmış ıdı. Hadi inşallah, bu sefer bulacaktıydı. Abimin, ardından bakar iken, (ensesine daha doğrusu) o, eve geri dönünceye kadar, evdeki malzamelerle, yemek pişirmem gerektiğini biliyordum. Mutfağa geçmedim. Birşey olmadığından değil, örümcekler, yemek tepsisi kadar ağ yapmıştı. Rahatsız etmek istememiştim. Pencereyi açıp düşünmeye başladım. Birden yağmur yağmaya başladı. Evde sular kesikti. Hemen banyodan leğeni alıp kapının önüne koydum. Hem çorba yapar hemde kirli bulaşıkları, bu dolan suyla yıkardım. Yağmur kesildiğinde leğeni içeri aldım, kapıyı kapatıcaktım ki önümden bir kedi geçti. Geçen sefer pişirdiğim kedimiz Mırnava ne çokta benziyordu. Yoksa bugünün menüsü, kendi rızasıyla mı görünmüştü? Eğilip "Gel pisi pisi" deyip eve doğru çağırdım. Çok kurnaz bir kediydi. Tam yakalamaya çalışırken kaçtı. Ama aniden başka bir kedi daha göründü. Allahım beni mi sınıyon? diye kara-kara düşündüm. Belimi dikeltip ayağa kalktım ki, karşı sokakta yaşlı bir teyze kaldırımın dibine, kedi maması koyduğunu gördüm. Ondan kediler mırıl mırıl geziniyorlardı demek. Kapının yanında bekledim ve tam yaşlı teyze evine doğru gider gitmez, kedilerin arasına daldım ve kaldırımdaki kedi mamasını avucumun içiyle aldım. Kediler sinirliydi ama ben neşe içindeydim. "Yemek hazır, yehuu" diye mutlu bir şekilde kedilerin arasından ayrıldım. Kedi mamasını leğenin içine attım. İçindeki suyla birlikte, leğeni çalkaladım. Yemek hazırlıyordum kendimce. Çalkalarken, gözüm leğenin içerisine daldı, midem bulandı. Kötü hissettim ve istifra geldi. Belki farklı bir aroma oluşturur niyetiyle leğenin içine kustum. Başım döndü biraz, gidip çekyatın üzerinde dinlendim. Uykuya dalmışım.
Akşam olmuştu, kapının sesine irkilerek uyandım. Abim gelmişti. Yüzünde yine meymenet yoktu, iş bulamamıştı anlaşılan. Depresif ses tonuyla, "yemeye birşeyler yaptın mı? var mı birşeyler çok açım" dedi. "Tabi tabi" dedim. Abimle anlaşma yapmıştık, o dışarda işte çalışacaktı, bende ev işlerini yapacaktım. Sözümü tutmalıydım. Leğeni mutfağa aldım. Örümcek yine ordaydı. Daha fazla büyüyemez bu örümcek zaten diye sesli düşündüm ve bacaklarından tutup leğene attım. Kaşıkla ezmeye kalkışırken. Örümcek sağa sola doğru kaçıp durdu. Yemeği Karıştırıp tabaklara döktüm. Abim masada bekliyordu. Pişirdiğim yemeğin kokusunu almış olucak ki "Bu bok kokusu nerden geliyor" diye sordu. Biraz alındım. "Uyurken altıma sıçmışım, bu koku çekyattan geliyor sanırım" dedim. Abim kollarını sıvayıp kaşığı eline aldı ve tabağa bir kaşık daldırdı. Midesi kalkar gibi oldu , bir eliyle karnına vurdu. Bir kaşık daha aldı ki, baktım yiyor, ben de yemeye başladım. Daha bir kaşık alır almaz, midem bulandı. Ayağa kalkıp su almak için mutfağa doğru yürüdüm. Fakat midem bulandı yine bir kusma geldi. Masadaki ağzı açık kazanın içine doğru böğürdüm, abim "Lan oğlum, kazanın içine niye kusuyorsun? " diye bana çıkışınca, bende "Abi, sorun yok, zaten kusmuk çorbası yapmıştım. Ziyan olmaz." dedim. Abim kızıp ayağa kalktı. Odasına gitti. Ben de - Aç gitme, ölümü gör bak" deyip su aldım.
27 Ekim, 2019
ulvivakaf3213.06.2018ulvi.jpg   ulvivaka
  Moderatör








FaceBook hesabınızla yorum yazabilirsiniz.
Lütfen Burayı Tıklayın


Disqus hesabınızla yorum yazabilirsiniz.
Lütfen Burayı Tıklayın